Akciğer kanseri, dünya genelinde en sık görülen ve en yüksek mortaliteye sahip kanser türlerinden biridir. Başlıca iki ana tipi vardır: Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK) ve Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK). KHDAK vakaların yaklaşık %80–85’ini oluşturur ve kendi içinde adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom ve büyük hücreli karsinom alt tiplerine ayrılır. KHAK ise daha agresif seyirli olup hızlı büyüme ve erken metastaz eğilimi gösterir. En önemli risk faktörü sigara kullanımıdır; bunun yanında pasif içicilik, hava kirliliği, mesleki maruziyetler ve genetik yatkınlık da rol oynar. Günümüzde moleküler genetik testler (örneğin EGFR, ALK, KRAS mutasyonları) sayesinde hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler, özellikle ileri evre hastalarda sağkalımı anlamlı şekilde artırmıştır. Erken evrede cerrahi tedavi ön plandayken, ileri evrelerde kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler kombine yaklaşımla uygulanmaktadır. Erken teşhis için risk grubundaki bireylerde düşük doz toraks BT taraması önerilmektedir.
1-Tanım ve Epidemiyoloji
Akciğer kanseri, bronş epiteli veya akciğer parankimindeki hücrelerden köken alan malign neoplazmları ifade eder. Küresel ölçekte kanser insidansı ve mortalitesi açısından ilk sıralarda yer almakta olup, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, son yıllarda kadınlarda da insidans artışı dikkat çekmektedir.
2-Histopatolojik Sınıflandırma
Akciğer kanseri temel olarak iki ana gruba ayrılır:
2.1. Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK)
Tüm olguların yaklaşık %80–85’ini oluşturur. Alt tipleri:
Adenokarsinom: Günümüzde en sık görülen histolojik tiptir. Periferik yerleşim eğilimindedir.
Skuamöz hücreli karsinom: Genellikle santral yerleşimli olup sigara ile güçlü ilişkilidir.
Büyük hücreli karsinom: Daha nadir görülür ve tanı genellikle diğer alt tiplerin dışlanmasıyla konur.
2.2. Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK)
Yüksek proliferasyon indeksi ve erken metastaz eğilimi ile karakterizedir. Klinik olarak agresif seyirlidir ve çoğu hasta tanı anında yaygın evrededir.
3-Etiyoloji ve Risk Faktörleri
Tütün kullanımı: En önemli ve önlenebilir risk faktörüdür.
Pasif sigara maruziyeti
Mesleki maruziyetler (asbest, nikel, krom vb.)
Radon gazı
Hava kirliliği
Genetik yatkınlık ve ailesel predispozisyon
4-Moleküler Patogenez
Son yıllarda moleküler biyolojideki gelişmeler, akciğer kanserinin heterojen bir hastalık olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle KHDAK alt tiplerinde:
EGFR mutasyonları
ALK yeniden düzenlenmeleri
KRAS mutasyonları
BRAF mutasyonları
gibi genetik değişiklikler tanımlanmıştır. Bu moleküler alterasyonlar, hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine olanak sağlamıştır.
5-Klinik Bulgular ve Yayılım
Erken evrede asemptomatik olabilir. Semptomatik hastalarda:
Persistan öksürük
Hemoptizi
Dispne
Göğüs ağrısı
Kilo kaybı
görülebilir. Metastatik yayılım sıklıkla beyin, kemik, karaciğer ve adrenal bezlere olmaktadır.
6-Tanı ve Evreleme
Tanı; radyolojik görüntüleme (toraks BT), PET-BT, bronkoskopi ve/veya transtorasik biyopsi ile konur. Histopatolojik doğrulama esastır. Evreleme TNM sistemine göre yapılır ve tedavi planlamasında belirleyicidir.
7-Tedavi Yaklaşımları
Tedavi seçimi; histolojik tip, moleküler özellikler ve hastalık evresine göre belirlenir:
Cerrahi rezeksiyon: Erken evre hastalıkta temel tedavi seçeneğidir.
Kemoterapi: Adjuvan, neoadjuvan veya palyatif amaçlı uygulanabilir.
Radyoterapi: Lokal kontrol ve palyasyon amacıyla kullanılır.
Hedefe yönelik tedaviler: EGFR, ALK ve diğer moleküler hedeflere yönelik ajanlar.
İmmünoterapi: PD-1/PD-L1 inhibitörleri ileri evrede önemli sağkalım avantajı sağlamıştır.
8-Prognoz ve Önleme
Prognoz, hastalığın evresi ile yakından ilişkilidir. Erken evrede 5 yıllık sağkalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Sigara ile mücadele politikaları, risk grubunda düşük doz BT taraması ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları mortalitenin azaltılmasında kritik rol oynamaktadır.

